• HOME
  • PRESS RELEASES
PRESS RELEASES
ALL NEWS
Madencilikte yüksek karbon salımı yapan sektörler için kritik tarih: 2026
24.11.2022
BÜLTENE AİT GÖRSELLER
Bültene Ait Dosyalar
KPMG_Celik_Sektoru_SKD_BB.docx

Madencilikte yüksek karbon salımı yapan sektörler için kritik tarih: 2026
 
AB'nin iklim değişikliği ile mücadele kapsamında hayata geçirdiği kanun ve uygulamaların Türkiye çelik sektörüne etkilerini değerlendiren KPMG Türkiye Metal ve Maden Sektör Lideri Burak Yıldırım, “AB ülkeleri tarafından ithal edilecek sanayi ürünlerine, karbon emisyonlarına göre ek vergi getiren paketten ilk olarak demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre ve elektrik sektörlerinin etkilenmesi bekleniyor.” uyarısında bulunarak 2026 yılına işaret etti.
 
KPMG'nin küresel çapta çelik sektöründe yaşanan gelişmelerin yer aldığı “Çelik Sektörel Bakış - 2022” raporunda verilen bilgilere göre AB, Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda 2019 yılında Yeşil Mutabakatı ilan ederek 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini ortaya koydu. 2021 yılında ise İklim Kanunu ve beraberinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 55 oranında azaltma hedeflerini ilan etti. Bu hedefler doğrultusunda 2021 yılında Sınırda Karbon Düzenlemesi (SKD) olarak belirtilen mekanizmayı açıklayarak Türkiye'yi de bu sürece dahil etmiş oldu.
 
Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurallarına göre AB içerisindeki üreticiler belirlenen eşik değerlerin üzerinde karbon salımı yapması durumunda karbon sertifikalarına ihtiyaç duyuyor. Bu durum üreticilere önemli maliyetler doğururken AB'ye mal satan ve herhangi bir emisyon ücreti ödemeyen diğer ülkelere karşı rekabet gücünü yitirmesine neden oluyordu. Bu dezavantajı engellemek adına AB SKD mekanizmasını kurguladı. SKD mekanizması ile AB dışına kayan üretimden kaynaklı karbon kaçağının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Bu sebeple AB dışından satın alınan bazı mallara karbon fiyatlandırması uygulanması planlanıyor.
 
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Metal ve Maden Sektör Lideri Burak Yıldırım, “Çelik sektörü üretim esnasında yüksek enerjiye ihtiyaç duyması ve yüksek karbon salımı yaratan bir endüstri olması nedeni ile SKD'den önemli ölçüde etkilenecek. AB ülkeleri tarafından ithal edilecek sanayi ürünlerine, karbon emisyonlarına göre ek vergi getiren paketten ilk olarak demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik sektörlerinin etkilenmesi bekleniyor.” dedi.
 
“2026 yılına kadar altyapı olarak hazır olmamız gerekiyor”
Türkiye çelik sektörünün bu sürece hazırlıklı olması gerektiğinin farkında olduğunu söyleyen Yıldırım açıklamasının devamında şunları söyledi: “AB 2026 yılına kadarki süreyi ön hazırlık dönemi olarak belirlemiş olup bu süreçte ithalatçıların üretim teknolojisini (cevherden veya hurdadan) ve üretimde kullanılan enerji karşılığı karbon emisyonlarını raporlaması bekleniyor. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren üreticiler için sertifika temini zorunlu olacak, bu da beraberinde ihracatçılara maliyet olarak yansıyacaktır. Türkiye'de sektör oyuncularının ve STK'ların konuştuğu bazı aksiyon fikirleri mevcut. AB uygulamaları ile uyumlu olacak şekilde kendi ETS sistemimizi kurma konusu öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Bununla beraber toplanacak karbon vergileri ile oluşacak fon yine sektör oyuncularının sürdürülebilirlik projelerini desteklemek amacıyla değerlendirilebilir. Diğer yandan teknolojik yatırımlar ile ham madde kaynaklarının takip sistemini oluşturarak 2026 yılına kadar altyapı olarak da hazır olmamız gerekiyor. Bu şekilde bir yapılanma ile 2026 sonrası SKD devreye girdikten sonra karşılaşacağımız maliyetleri minimuma indirme fırsatımız olacaktır.”
 
KPMG Türkiye'nin “Çelik Sektörel Bakış - 2022" raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 
Bilgi için:                    
Ceren Moral Aru 
0533 921 43 53 
cerenm@marjinal.com.tr 
 
KPMG Hakkında 
KPMG, geçmişi 1867 yılına dayanan, üye firmalar ağı sistemiyle 145 ülkede 236 binin üzerinde çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Finansal hizmetler, tüketici ürünleri, otomotiv; endüstriyel sektörlerden gıda, perakende, enerji, telekomünikasyon, kimya gibi pek çok sektöre danışmanlık hizmeti sağlıyor. KPMG Türkiye ise İstanbul merkez ofisinin yanı sıra Ankara, İzmir ve Bursa ofisleriyle, 1982 yılından beri yaklaşık 1.800 çalışanıyla her sektörden 4 binin üzerinde firmaya sektörler özelinde hizmet veriyor. 2020 yılında küresel ağın Lighthouse lisansını alarak yeni teknolojilerde dünyadaki mükemmeliyet merkezleri arasına giren KPMG Türkiye, müşterilerine değer yaratan çözümler sunuyor. Detaylı bilgi için www.kpmg.com.tr adresine başvurabilirsiniz. 
 

 
 
 
 
 
 
 
KPMG Türkiye

KPMG Türkiye, lokal ve uluslararası tüm müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap vermek adına geleneksel denetim ve uygunluk denetimi anlayışını genişleterek, firmaya ve endüstriye özel hizmetler sağlayan profesyonel bir denetim, vergi ve danışmanlık şirketidir. 1982 yılında kurulan ve ülkemizdeki ikinci en eski uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi olan KPMG Türkiye’nin taahhüdü dünya çapında müşterilerimize istikrarlı bir şekilde yüksek kaliteli profesyonel hizmeti vermektir. İstanbul, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’de 3 ofiste 1700'ü aşkın çalışanı ve hem Türkiye’de hem de dünya çapında faaliyet gösteren çeşitli sektörlerden 4.000'​in üzerinde müşterisi ile KPMG Türkiye, sektör odaklı bir yaklaşımla, otomotiv, bankacılık, tüketici ürünleri, gıda ve perakende, enerji, telekomünikasyon ve ilaç dahil olmak üzere çok sayıda sektörde faaliyet göstermektedir. No165, KPMG Türkiye’ye iç iletişim danışmanlığı hizmetleri sunmaktadır.

  • © no:165 2019